Gaziantep

Hafta sonumu Gaziantepde geçirme fırsatım oldu.Öncelikle bu fırsatı bana sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığına teşekkür ederek yazıma giriş yapmak istiyorum.GSB 14-26 yaş arasındaki gençleri birbirleriyle tanışmaları farklı yerleri tanıyıp görebilmeleri için tamamen ücretsiz Seyyah-Ulu Çınarınİzinde projesini başlattı.Ben geçen yıldan bu yana takip ediyorum ve sanırım her yıl düzenleniyor.Katılmanızı tavsiye ederim.Gidip gezip görüp gelin.Ayrıntılı bilgi için ayrıca bkz:http://www.seyyah.gsb.gov.tr/
 
Neyse efendim gelelim Gaziantepe. Gaziantep, halk arasındaki eski adıyla Antep, Türkiye‘nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasında bulunan aynı adlı ilin merkez şehridir. Güneydoğuda şehir olarak en fazla nüfusu barındırır. Nüfus Bakımından Türkiye’nin 6.Büyük Kentidir.Sanayi ve gelişmişlik bakımındandan birincidir. Gaziantep, ŞehitkamilŞahinbey olmak üzere(Bu isimler Antep savunmasında görev alan 2 büyük kişinin isminden geliyor.)iki metropol ilçeye ayrılmıştır. Ayrıca Gaziantep, Türkiye’nin hâla yaşanılan en eski kenti olup, Dünya’nın da hâlâ yaşanılan en eski kentlerinden biridir.Bunların yanında Gaziantep, Türkiye sanayisi ve ticaretinde de çok önemli bir yer tutar. Bunun sebepleri arasında Gaziantep’in Anadolu ile Orta Doğu arasında bir konumda bulunması ve liman kentlerine yakınlığı sayılabilir. Gaziantep’in simgeleri arasında Gaziantep Kalesibaklava , antepfıstığı , Zeugma ve bakırcılık sayılabilir.Gaziantep demişken Antep savunmasından bahsetmemek olmaz.
Antep Savunması: I. Dünya Savaşı‘ndan sonra Mondros Antlaşması‘yla Osmanlı devleti parçalanır. 17 Aralık 1918 yılında Antep, Birleşik Krallık‘a bırakılır. Antep, 5 Kasım1919‘da Fransa‘ya bırakılır.Ermeni Lejyonu da bu savaşta görev almıştır.Antep halkı, 1920 yılında, Fransız birliklerinin Antep’e yerleşmesi üzerine direnişe başlar. 1920 yılının Ocak ayında Karayılan komutasındaki çeteler, Fransızların bir süvari birliğini pusuya düşürür. Şahin Bey, 200 kişilik milis gücüyle 1920 yılının Mart ayına kadar Antep’teki Fransız askerlerine karşı savaşır. Antep halkı, 9 Şubat 1921‘de teslim olur. Savaş tam 10 ay surer.25 Aralık 1921‘de Ankara Anlaşması gereğince Fransız birlikleri şehri boşaltır.”
 
Vikipedi sağolsun bu bilgileri sunuyor.Gelelim benim sunacağım bilgilere:
 
Sivasın doğusuna uzun süredir görmek istediğim Gaziantepe giderek ilk defa geçtim.Gaziantep 1.5 milyon nüfusuyla ekonomisiyle çok gelişmiş bir şehir.Şehre girişimde ilk gözüme çarpan şehrin sanayisinin büyüklüğüydü.İlerledikçe her büyük şehrin kaçınılmazı olan nüfus tramvaylardaki sıkışıklıkla, trafikteki yoğunlukla gözüme çarptı.Yolculuk Sivas-Antep arası çok uzun ve yorucu.Yaklaşık olarak 6 saatlik bir yolculuk ama ne yolculuk.(Malesef otobüsümüzün kliması yoktu)Yol yapım çalışmaları devam ediyor ilerleyen yıllarda yolculuk süresinin kısalacağını ve iyileşeceğini düşünüyorum.İlk gün yolculuğun verdiği yorgunlukla uyumaya çalıştık.Çalıştık diyorum çünkü Antepin o kadar sıcak bir havası varki.Gündüzleri 40-45 dereceye varan sıcaklığın etkisi neredeyse sabah gün doğumuna kadar sizi bırakmıyor.Her şehrin bence kendine özgü gezilmesi gereken mevsimleri var.Yazın ortasında Gaziantepi gezmek hakikaten hiçde iyi bir fikir değil.
 
Sabahın erken saatleriyle gezimiz başladı.Gezdikçe hayalimde yer alan Gaziantepi ne yazıkki bulamadım.Şehirlerin kentlere dönüşmesinin bir sonucu olarak yorumluyorum bunu.Artan sanayileşme, artan nüfus bir şehrin kültürünüde o oranda yozlaştırıyor bir yöne yok ediyor malesef.
 
Alışveriş yaptığımız birkaç yerde esnafla konuşma fırsatımız oldu.Suriyeli mültecilerden şikayetçiydiler.Şehri büyük ölçüde değiştirdiklerinden bahsettiler.Nedendir bilinmez o kadar konuşma fırsatımız olmadı malesef.
 
 Türkiyede gözlemdediğim büyükşehir anlayışın:
 
-Şehrin ortasından metro geçmesi olmazsa olmaz.
-En az 10 katlı olmak üzere hiç bir estetik kaygı barındırmayan beton yığınlarının artması.(Artan nüfusa parallel olarak.)
-Tek amacı kapitalizmi beslemek olan büyük alışveriş merkezlerinin inşa edilmesi.
-Özel Üniversite yatırımlarının artması.(Bununda kapitalizme hizmet edecek duruma gelmesinden korkmuyor değilim.)
-Sürekli koşuşturan kendine vakit ayırmayan insan sayısının artması.
-Yolda tanıdık birini görme ihtimalinin azalması.
-Trafikte geçirilen zamanın artması.
-Yürüyen merdiven sayısının artması.
-Belediyelerin birbirleriyle yarışa girmesi.
 
Bunlardan ibaret olduğunu gördükçe Sivasında büyükşehir olmasından korkuyorum.
 
Gaziantepde gezilip görülmesi gereken mekanlar:
 
TahmisKahvecisi:Tahmis kahvenin dövüldüğü yer anlamına geliyormuş.Tekkeye gelir getirmesi amacıyla 1635-38 yılları arasında yaptırılmış.Bir rivayete gore 4.Murat Bağdat seferi sırasında burada dinlenmiş ve dibek kahvesi içmiştir.Ben menengiç kahvesi içtim hakikaten güzeldi bir gün yolunuz düşerse bir kahve içmeden gitmeyin derim.Otantik ortam gerçekten şahane.
 
Oyuncak Müzesi:Beni en çok etkileyen mekanlardan biriside oyuncak müzesi oldu.Bu konu hakkında daha sonra bir yazı yazmayı düşünüyorum.Oyuncak Müzesi’nde 1700-1970 tarihleri arasında yapılmış el yapımı 591 oyuncak yer alıyor. Bebek Evleri, Çizgi Film Kahramanları ve daha birçok oyuncağı bünyesinde bulunduran müze, tarihi Bey Mahallesi’nde 3 katlı bir binada haftanın 7 günü saat 08.30 ile 17.30 arasında ziyaret edebilirsiniz.Sanırım bu müzenin ilki İstanbulda açılmıştı.İstanbulda ki ve Antepteki oyuncak müzeleri Yazar-Şair Sunay Akının katkılarıyla açılmış.Gidip görmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
 
BakırcılarÇarşısı:Çekiç seslerini, el emeği göz nuru eserleri görmeden ayrılmamalısınız.
 
 
ZeugmaMozaik Müzesi:9 Eylül 2011 tarihinde Gaziantep‘te açılan ve 1700 metrekarelik mozaik ile Dünya’nın en büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşıyan müze.Ayrıca dünyaca ünlü çingene kızıda burada sergileniyor.Müzedeki mozaikleri görüp bugünü düşündükçe biz geleceğe beton yığınlarından başka ne bırakacağız demeden edemiyorum.Müzenin ismi Zeugma antik kentinden geliyor.Çingene kızı müzenin simgelerinden.(Çingene kızı’nın ismi Zeugma değil benim gibi karıştırmayın 🙂 )
 
Turkcell Gezegenevive Bilim Merkezi:Turkcell sosyal sorumluluk yatırımları dahilinde çok güzel bir işe imza atmış.Bir nevi olsun ağırlıklı olarak fizik konusunda merakınızı dindiriyor.Ayrıca kısa bir evren turu sinevizyonuda izleyebilirsiniz.Lisede anlatılan fizik konularının formüllerinin ispatlarını çok güzel bir şekilde sunmuşlar.Bence her şehre, her okula lazım.(Haftada 2 saatlik beden eğitimi dersleri verilen spor salonlarının yerini alması bence daha mantıklı.)

 

BeyMahallesi:Atatürkün nüfusunun bulunduğu mahalledir.Gazi M.Kemal Atatürk Gaziantepliler için şu sözleri sarfetmiştir:
“BEN GAZİANTEPLİLERİ GÖZLERİNDEN NASIL ÖPMEM Kİ;
ONLAR YALNIZ GAZİANTEP’İ DEĞİL TÜRKİYE’Yİ DE KURTARDILAR.”
 
Aziz BedrosKilisesi:Görmenize şu haliyle pek gerek yok.Şu anda Ömer Ersoy kültür merkezi olarak kullanılıyor.Zamanında Lise, spor salonu olarak kullanılmış.Kendime soramadan edemedim dini mabetlere saygımız bundan mı ibaret?Kiliseye girdiğimizde birlikte gezdiğimiz grup olur olmadık espiriler yaptı.Bence bir dinin sembolüne bir dinin mabedine daha saygılı olunması gerekiyor hangi dinden hangi görüşten olursa olsun.
-Gaziantep Hayvanat Bahçesi:100 dönümlük alana kurulmuş Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun alan olarak birinci, Dünya’nın üçüncü, Avrupa’nın ikinci en büyük hayvanat bahçesi.Gaziantep Hayvanat Bahçesi, 90 türden 3.720 hayvan barındıran bir kuş kafesi, 74 türden 2950 hayvana ev sahipliği yapan bir akvaryumu, 10 türden 64 hayvanı barındıran bir maymun evi, timsah ve yılanlardan oluşan bir sürüngen evi ve diğer hayvanlar için ayrılmış özel bölümleri bünyesinde barındırır.Ben böyle bir hayvanat bahçesinin Türkiyede olduğunu ilk defa öğrendim ve çok sevindim.Sizcede görülmeye değer değil mi?

 

Baklavave antep fıstığı:Yorum yapmama gerek yok sanırım.Ama baklava çok pahalı ya hu.Ne olursa olsun tatmadan dönmeyin.
 
Ve daha birçok gezipte değinmediğim gezmeye fırsatımın olmadığı mekanlar var…
 
2 Hafta içerisinde hem İstanbulu hem Antepi görme fırsatım oldu.Türkiyenin kültür beşiği olduğunu uygarlıkların kesişme noktası olduğunu ve en önemlisi cennet vatan olduğunu çok ama çok iyi anladım.
 
Yazıma Antepte çektiğim bir foroğrafla son vermek istiyorum:
 
“Antep kültürünü, sıcaklığını, yenilerin deyimiyle eskileri fazlasıyla yansıtmıyor mu?”
 
 Emre Dağdeviren
 13 Temmuz 2013
 
 
 
 
 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s