Kayseride Geçen İlk Haftanın Ardından…

Eğitim ve öğretim yılının bir yılı daha başladı.Yeni bir yıl, yeni notlar, yeni arkadaşlıklar, yeni kitaplar, yeni yolculuklar, yeni sınavlar, yeni hocalar…

İlk haftanın ardından birikenleri aktamak istedim bir kez daha sizlere.
Ayrılıklar insanoğlu için çoğu zaman zor ve üzücü olmuştur.Benim içinse her zaman zor ve üzücü oldu.3 Ayın ardından gelen eğitim maratonunun korkusu ve telaşıyla geldim Kayseriye.
Eğitim maratonu’nun göz korkutmasına değinmek istiyorum.Hayatımızın Türkiyede büyük bir bölümünü kapsayan üstüne birde tıp fakültesinde eğitim görüyorsanız hayatınızın tamamını kapsayan eğitim maratonundan nasıl oluyor da korkuyoruz?Korkutuluyoruz?Sizcede garip değil mi?Fakültede dönem 2’nin ilk dersinde nasıl korkutulduğumuza şahit olunca bunları dile getirmek istedim.Derse giren Hoca sürekli Dönem 2’nin zorluğundan bahsediyordu.Çalışmazsanız geçemezsiniz vs. vs.Bu tür cümleleri hayatının büyük bir bölümüne yaymış öğrencilere bu cümleleri defalarca tekrarlayıpta eğitimden korkutmak, derslerden soyutlamak niye?Ben anlam veremiyorum.Eğer siz veriyorsanız banada anlatın ne olur…
Hafta içerisinde 2 kitap okuma fırsatım oldu.Bunlardan ilki Andre Gide’nin Dar Kapıisimli romanı.Dünya klasiklerinden olan romanda Gide kendi hayatına ait kimi parçaları bu romanına yedirerek kendi dünyasındaki sorgulamalarını, aşk ve erdem hakkındaki görüşlerini okurun gözleri önüne sermiş. Gide-Madeleine aşkı, Jerome-Alissa aşkında gözler önüne serilmiş.Tıpkı Jerome gibi o da küçük yaşta babasını kaybetmiş ve aşkla bağlandığı Madeleine romanda Alissa olarak karşımıza çıkıyor.Hatta romandaki mektuplaşmalar Gide’yle  Madeleine’in yazışmalarının romana aktarılmasından oluşuyor.
Kitap oldukça etkileyici ve bir solukta okunacak cinsten.Kitabı okudukça erdemin ne olduğunu, aşkı ve kendinizi sorguluyorsunuz.Aşk ile din kavramı kitabın en başından başlayarak karşınıza çıkıyor.
“Dar kapıdan girmeye çabalayınız. Çünkü kişiyi yıkıma götüren kapı büyük ve yol geniştir. Bu kapıdan girenler çoktur. Yaşama götüren kapı ise dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar çok azdır.”   (İncil’den)

Kitabın sonunda yer alan Alissa’nın günlüğünde Alissa’nın aşkının maddi boyuttan manevi boyuta geçişi yer alıyor.Bu kısma kadar zaten kitapta yer alan karşılıklı konuşmalar bunu size hissettiriyor.Hatta öyleki Alissanın sonuna doğru bir arkadaşımın deyimiyle peygamber bile olabileceğini düşündüm.Şaka bir yana insanın içinde taşıdığı sevgi potansiyelini tek bir fani insanın üzerine yöneltmek insana yetmez 2 insanıda mutlu etmez.Çünkü bu potansiyel kendisi gibi bir insanı yüceltmek için bahşedilmemiştir insana.İstediğimiz şeyin mutluluk mu yoksa mutluluğa giden yol mu olduğunu sorgulamalı.”Allah’ım beni çok çabuk erişebileceğim mutluluktan koru.Mutluluğumu uzaklaştırmayı sana kadar götürmeyi öğret…”
Altını çizdiklerim(Damıttıklarım):
”Önemli!İnsan çok önemli olup da , en azından insanların gözüne öyle görünmeyebilir…Tanrı’nın gözünde çok önemli olabilir.”
 “İnsanları hayatlarının yalnızca bir anına dayanarak yargılamaktan sakınalım.”
“Bence tam tersine ölüm yaklaştırır…Evet, bütün yaşam boyunca ayrı kalmış olanları yaklaştırır ölüm.”
“Dünyanın hangi en yenilmez çekiciliği
Yükseltiyor beni Tanrı’ya doğru?
Desteğini insandan alan
İnsanın haline ne yazık!”
“Bugün mutlu olmasını sağlayan şey, hayal ettiği ve mutluluğunun bağlı olduğunu sandığı şeyden o kadar farklı ki!Ah, mutluluk denilen şey ruha ne kadar az yabancı, onu dışarıdan oluşturduğunu düşündüğümüz etkenlerden ne kadar önemsiz!”
“Oh Tanrım!Beni çok çabuk erişebileceğim mutluluktan koru!Mutluluğumu uzaklaştırmayı, sana kadar götürmeyi öğret.”(Giderken Bana Birşeyler Söyle‘yi hatırlattı bu satır.)
“Yaşam boyunca bazen bizden saklanan öyle değerli zevkler, öyle değerli tatlı verilmiş sözler vardır ki, bunların bize bağışlanmasını en azından dilemek bile çok doğaldır:Ancak erdem yoluyla bunlardan vazgeçildiğini bilmekle geride bırakılabilir bu büyük çekicilik.”
İkinci kitap ise İbrahim Tenekeci’nin Uçuş Denemeleri.
 
İbrahim Tenekeci şiir yapamadığı ilhamlarını bu kitapta toplamış.İyiki de öyle yapmış.Bir solukta okuyacağınız ve zaman zaman elinize almak isteyeceğiniz bir kitap çıkmış karşımıza.Bir solukta dediysem yanlış anlaşılmasın.Su içer gibi okunan sonrasında okunan cümleriri saatlerce düşünmeniz gereken kitap.Altını çizdiğim satırlar o kadar çok ki bu yüzden buraya aktaramayacağım.Bir solukta okumanız ve üstüne uzunca düşünmeniz dileklerimle.
Son olarak İskenderi 11 Liraya satıpta Kutu kolayı 4 Liraya satarsanız o iskenderi nasıl yaptığınızı sorgularlar.Nerde kaldı adalet eşitlik?Bana bunlar hep pazarlama stratejisi hep kapitalizm demeyin ne olur…
Mutlu ve ayrılıksız hafta sonları geçirmeniz dileklerimle…
Kalın sağlıcakla…
Emre Dağdeviren 7 Eylül 2013 Cumartesi-Kayseri

Reklamlar

Kayseride Geçen İlk Haftanın Ardından…” üzerine 3 yorum

  1. Dar Kapı hakkında yazdıkların için bir kez de ben teşekkür ediyorum dostum sana.Cümlelerin için ve o güzel kalbin için ayrıca.
    Ve unutamadığım bir alıntı da ben aktarayım müsadenle:
    ''Bugün onu kaybettiğim için ağlıyorsam,bu onu daha sonra Sen'de bulabilmem için değil mi?''

  2. emre bey (blog) unuzu takip ediyor ve yorumlarınızı değerli buluyorum saygı duyuyorum öncelikle yorumladığınız kitapların bazılarını okudum, bazılarını ise en kısa zamanda okumayı planlıyorum. Fotoğrafçılığa olan ilginiz de beni sizi takip etmeye iten nedenler arasında; arada bir fotoğrafçılıkla ilgili yazılar da paylaşıp bize tecrübelerinizi aktarmanızı bekliyoruz. Klasik yazarlarla ilgili entellektüel bakış açınızın ve geniş bilgi birikiminiz olayları daha beynelmilel ve yapıcı yorumlamanızı sağladığını düşünüyorum. Sadece tek yazı türüyle ilgili değil, şiir, biyorafi, sohbet tarzında kitapları da yorumlamanız (blog) unuza zenginlik katacaktır. Ayrıca kendi çalışmalarınızı da yayınlarsınız belki. Ancak en altta yazdığınız iskender-kola ve yazınızın başındaki eğitim sistemi yorumunuzu bu güzel kitap yorumunun arasına sıkıştırmanızı anlayamadım. Bu tür konuları başka başlıklar altında yazmanız ve cümlelerinizi braz daha üstüruplu bir şekle sokmanız benim naçizane tavsiyemdir.selamlar saygılar…

  3. Değerli yorumlarınız için çok teşekkürler.Kitap yorumlarının arasında bahsettiğim eğitim sistemi ve iskender-kola konularından bahsetmemin sebebi yazımın sadece kitaplarla alakalı bir yazı olmamasından.Bunu yazının başlığında da belirttim.Tabi bu tür konuları tek bir başlık halinde yazmak çok daha açıklayıcı olacaktır ama malesef o kadar bilgi birikimim ve zamanım yok.Ayrıca henüz kalemime de o kadar güvenmiyorum.Umarım gün gelir daha iyi yazılar yazarım.Değerli yorumlarınız için tekrar teşekkürler selamlar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s