Bütünleme Kafası

Herşeyin bir zorluğu vardır.Kimine kolay görünen kimine göre zordur kimi için önemsiz olan kimi içinvazgeçilmezdir.Birde bunların dışında kimi zaman kolay olan kimi zaman zor kimi zaman sevilen şey ise kimi zaman nefret edilen şey haline dönüşebilir.Bu noktada bakış açısının ne demek olduğu ortaya çıkar.Bütünlemede bu noktalardan biriydi belkide.
 
“Av Mevsimi” Bakış Açısı


Tıp Fakültesini severek ve gerçekten isteyerek seçtim.Hayallerimi üstüne kurduğum mesleğe ulaşmak için seçtim.Herşeyin bir zorluğu olacaktıya Tıp Fakültesinin zorluğuda komitelerdi.Haftalar öncesinden gelen stres sınava günler kala arttıkça insanı dahada yıpratıyordu.Birde tüm bunları üstüne güvensizlik ve karamsarlık(bakış açısı) eklenince çekilmez bir hal alıyordu.


Son komitemde yaşadığım stres ve karamsarlık malesef büte kalmama neden oldu.(“malesef” bir anda yazdığım kelime sonradan değiştirmek istedim ama büte bakış açımı yansıttığı için kalmasını istedim baştan şartlanmışız!!!)Şükürler olsun ki bütünlemeyi geçtim.Geçtim geçmesine ama bütünlemeden önceki durumumla bütünlemeden 1 saat sonraki durumum arasındaki farkı görünce hayretler içinde kaldım.Sınava girmeden önceki düşüncelerimle sınavdan sonraki düşüncelerim arasında dağlar kadar fark vardı.Peki bu uçurumun oluşmasına ne sebep oluyordu?Kendimce cevaplar ürettim:Eğitim sistemi, tıp fakültesinin aşırı zor olması ve bakış açısı.Bu 3 cevap arasından değiştirebilceğim tek şey bakış açısıydı.Yazımın bu bölümüne Milliyet Blogda yer alan bir yazıyla ara vermek istiyorum.http://blog.milliyet.com.tr/bakis-aciniz-durumunuzu-degistirir/Blog/?BlogNo=278025Devamını izlerleyen günlerde yazmak nasip olur inşallah.


İzleyipde paylaşmak istediğim 2 filmden bahsedeyim.

 



İlk film Nuri Bilge Ceylan‘ın senaryosunu yazıp ve yönettiği 2010 yapımı“Bir Zamanlar Anadoluda” filmi.Filmin başrollerinde Yılmaz Erdoğan, Taner Birsel ve Muhammed Uzuner var.İyiki de varlar diyorum.Özellikle Yılmaz Erdoğan ve muhtar sahnesinde Ercan Kesal’ın performansları gerçekten etkileyiciydi.

 

 


“Bir Zamanlar Anadoluda” 64. Cannes Film Festivali‘nde büyük ödül Altın Palmiye için yarışacak filmler arasına girdi ve ikinci büyük ödül olan Büyük Ödül‘ü kazandı.


Filmdeki her sahne fotoğraf havasında, fotoğraf 

tadındaydı.İnsanların yüzlerindeki ifadeler özellikle mahkum rolündeki Fırat Tanış’ın susarak nelerin anlatılabilceğini fotoğraf tadında göstermişti.Film hakkında son olarak sinemalar.com sitesinde yer alan yorumla bitirmek istiyorum.Bu yorumun üstüne ne söylesem havada kalacak gerçekten.

FURkANhft (Dublör) | 18 Ocak 2014, 07:22

Çoğu zaman usulca ve sessizce filmi dolduran bu karelerin tanığı olan izleyici, sabırla söyleneni duymaya çalışır. Bu izleyici öyle sıradan bir sinema izleyicisi olamaz. Algıları ile imtihana alışıktır bu türün hayranları, hayatın o çok sıradan, ağır aksak ve ziyadesi ile yavaş akışını bilir.
Nuri Bilge Ceylan’ın filmleri de işte bu sebeplerle hayatın ta kendisidir.Evet, söylendiği gibidir; yavaştır, sekanslar durgundur, oyuncular düşünceli, sahne kasvetlidir… Depresiftir hatta biraz… Eh nihayetinde söylemekte bir sakınca görmüyorum ‘anlaşılması zordur’… Yani olması gerektiği gibidir, hayat gibidir Nuri Bilge Ceylan sineması…Son zamanlarda filmlerinin zor olduğu, garip ve anlamsız olduğu yönünde yazılar yazıldı ve artık büyük kitlelere ulaşan bu filmlerin izleyicileri arasından ‘hiçbir şey anlamadım yine’ ci ve bu ‘anlayamama’ durumuna sempati oluşturmaya çalışan bir zümre ortaya çıktı.Ödüller alan ve bu kadar kunuşulan bir filme girmek zorunda hissedecek kadar popüler olanla yaşayan bu zümrenin, izledikten sonra ‘derin / komplike / realist’ olanı bu derece iteklemesi de anlaşılır bir tavır. Çünkü ‘anlam’ sizin bulup çıkarmanız için saklanmıştır sanatsal aktiviteye. ‘Anlam’ ortalık yerde dursaydı o sanatsal aktivitenin hayatı değiştirici / dönüştürücülüğünden söz edilemezdi. Nuri Bilge Ceylan filmlerinde de ‘anlam’ alabildiğine derine gömülmüştür, sizin o uzun ve yavaş sekanslarda o anlamı bulup çıkarmanız umut edilir. Bununla ilgilenmeyen ve zor bulan izleyiciye de film yapmadığını defalarca ifade etmiştir zaten Nuri Bilge Ceylan.Bu yıl Sinema Kongresi gibi dahiyane, kaliteli ve keyifli bir organizasyonu bize hediye eden 18. Altın Koza Film Festivali’ nde izledim “Bir Zamanlar Anadolu’da”(2011) filmini. Ceylan, geleneksel sinema anlayışına bu filminde de bağlı kalıyor… Bulup çıkarmamızı bekleyen bir dolu ‘anlam‘ ın ustaca gizlendiği, uzun, yorucu, yavaş sahnelerle dopdolu bir film.‘Hiçbir şey anlamadım yine’cilerin yine hiçbir şey anlamayacağı bu filme de sadece popüler olduğu için gitmesini temenni ederek ve üzülerek söylemeliyim ki; “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmi Nuri Bilge Ceylan’ın izlediğim en hızlı filmi.Altın Koza Film Festivali’nde Türkiye prömiyeri yapılan filme gösterilen ilgi gerçekten görülmeye değerdi. Tüm seansları, altı yüz yedi yüz kişilik salonlarda kapalı gişe oynadı. Abartmıyorum inanın… Sinema önlerinde filmi izlemek için türlü oyunlar deneyen onlarca kişi ve Nuri Bilge Ceylan filmlerini yan yana görmenin bize verdiği keyfi tarif edemem…Bir kasabanın, taşranın filmi ”Bir Zamanlar Anadolu’da”…Taşranın sıradan hayatı içinde gömülü kalmış, depresif, yalnız ve hasarlı hayatların hikâyesi… “Ben senin yerinde olsam bir gün bile beklemezdim gitmek için..” diyor Komiser Naci (Yılmaz Erdoğan) hararetle doktor Cemal’e (Muhammet Uzuner)… Gizli ilişkilerin, yalnızlıkların, cinayetlerin ve saklı kalmış intiharların savurduğu bir avuç insanın yaşadığı kasvetli bir küçük Anadolu kasabasının filmi…Katili yanına alıp cesedi arayan savcı, doktor, yanında polis ve jandarma…Yüzlerde saklı hikâyeler… Sayısız fotoğraf içine gizlenmiş yüzler…Akıllıca ve kimi zaman komikleşen senaryosu ile gördüğüm en geveze Nuri Bilge Ceylan filmi olduğunu da çekinmeden söyleyebilirim. Ayrıntılarda gezinen diyaloglar, hikâyenin akışını kolaylaştırmış. Az konuşan ama çok şey söyleyen portreler…Bir küçük Anadolu kasabasının insanları… Bazen bitkin, bazen neşeli, cahil, bazen komik…Sıradan taşra insanları üzerine bir film ”Bir Zamanlar Anadolu’da”…Yılmaz Erdoğan’ın başarılı oyunculuğu, onu zorla sıkıştırdığımız ‘komik adam’ karakterini fazlasıyla zorlamış. Bazen arada kalıyor, gülmek ve hüzünlenmek arası hislerle izliyorsunuz. Taner Birsel ‘savcı’ karakterinde ve Muhammet Uzuner ‘Doktor Cemal’de sizi içine çeken bir trajik uyanışı başarıyla verebilmişler. Kötü adamda soğuk kanlı katil ‘Kenan’nı Fırat Tanış neredeyse hiç konuşmayarak etkileyici bir oyunla resmetmiş.Alabildiğine Nuri Bilge Ceylan estetiği ve bunun ürünü sahneler, akıllı sinemasal oyunlar ve ışığın neredeyse mükemmel kullanımı ile ”Bir Zamanlar Anadolu’da” kaçırılmayacak bir film.İyi seyirler…

2.Film ise 2014 En iyi film dalında Oscar Adayı Captain Phillips.

 


Film gerçek bir olaydan esinlenilmiş.Captan Phillips’in somalili korsanlar tarafından kaçırılmasını anlatıyor.Filmin başrol oyuncularından Tom Hanks’in oyunculuğu şahaneydi.Başlardaki soğuk kanlılığı çok etkileyiciydi.Filmin sonundaki tüm korkuları gerçekten yaşamış gibi dışa vurması muhteşemdi.Herşey iyi hoş ama hoş olmayan şey Haklı tarafın Amerikalılar gibi görünmesi bana ters geldi.Final sahnesinde sergiledikleri güç gösterisi baya abartılı geldi.Somalilerin yaşadıkları sıkıntılar yokluklar içerisinde yaptıkları belli bir psikolojinin ürünü ve bu psikolojiye belkide en çok sebep olan başta Amerika.


Son olarak film çok akıcı ve aksiyon, hareketlilik filmin sonuna kadar hız kesmeden devam ediyor.Eğer 2 saatiniz var ve yapacak daha iyi bir işiniz yoksa izlemelisiniz.Ancak şu anda Oscar Adayım Gravity 🙂


Doğru bir bakış açısından hayata bakabilmemiz dileklerimle.Sağlıcakla kalın…


15.Ölüm yıl dönümünde Barış Mançoyu rahmetle anıyorum…



 

 

 
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s